Blue Hybrid Solutions, yenilenebilir enerji destekli, dağıtık ve otonom su altyapı çözümleri sektöründe faaliyet göstermektedir. Küresel desalinizasyon pazarı yaklaşık 20–25 milyar USD büyüklüğünde olup %7–9 CAGR ile büyümektedir. Yenilenebilir enerji entegre ve off-grid çözümler segmenti ise 6–8 milyar USD büyüklüğünde olup %10–12 büyüme oranına sahiptir.
Şirketin odak pazarı; Türkiye ve Akdeniz havzasındaki kıyı belediyeleri, turizm bölgeleri ve yarı izole yerleşimlerdir. Hedeflenen SOM büyüklüğü 0,5–1 milyar USD seviyesindedir. Artan su stresi, enerji maliyetleri ve iklim uyum yatırımları bu büyümeyi desteklemektedir.
Mevcut pazarda üç temel alternatif bulunmaktadır:
Kara bazlı büyük ölçekli desalinizasyon tesisleri
Mobil/konteyner tipi RO sistemleri
Merkezi şebeke genişletme projeleri
Büyük ölçekli tesisler yüksek CAPEX, uzun izin süreçleri ve enerji bağımlılığı nedeniyle küçük ve orta ölçekli yerleşimler için esnek değildir. Mobil RO sistemleri ise enerji bağımlı ve ölçek açısından sınırlıdır.
Blue Hybrid Solutions; yenilenebilir enerjiyle çalışan, yüzer ve modüler mimarisi sayesinde yerinde üretim (distributed model), düşük LCOW (~0,51 USD/m³, 20 yıl) ve hızlı devreye alma avantajı sunarak rekabette ayrışmaktadır.
Şirket hibrit B2G + B2B model ile ilerlemektedir.
Birincil hedef kitle:
• Kıyı belediyeleri ve su/kanalizasyon idareleri
• Yaz sezonunda nüfusu artan turizm bölgeleri
• Ada ve yarı izole kıyı yerleşimleri
İkincil hedef kitle:
• Resort oteller, marinalar ve kıyı endüstriyel tesisler
Satış modeli; EPC (anahtar teslim), Water-as-a-Service, Uzun Vadeli Su Alım Anlaşmaları (WPA) ve LTSA servis modeli üzerinden yapılandırılmıştır. Orta vadede hedef pazarda %0,5–1 pay ve 5–10 milyon USD yıllık ciro potansiyeli hedeflenmektedir.
Blue Hybrid Solutions hibrit bir B2G + B2B iş modeli ile faaliyet göstermektedir. Ticarileşme stratejisi; saha doğrulaması tamamlanmış pilot tesis referansı üzerinden belediyeler, turizm tesisleri ve kıyı altyapı işletmelerine doğrudan teknik satış ve proje bazlı ilerleme üzerine kuruludur.
Gelir modeli dört ana yapıdan oluşmaktadır:
EPC (Anahtar Teslim Sistem Satışı): Belediyeler ve kurumsal müşterilere tam kurulum ve devreye alma hizmeti.
Water-as-a-Service (Su Hizmeti Modeli): Sistem mülkiyeti şirkette kalır, müşteri yalnızca üretilen su için ödeme yapar.
WPA (Uzun Vadeli Su Alım Anlaşmaları): 5–20 yıl vadeli sabit ve öngörülebilir nakit akışı sağlayan sözleşmeler.
LTSA (Uzun Dönem Servis & İşletme): Bakım, performans takibi ve işletme hizmetleri ile tekrarlayan gelir modeli.
Kısa vadede EPC satışları ile büyüme, orta vadede WPA ve LTSA payının artırılmasıyla tekrarlayan ve banka uyumlu gelir yapısına geçiş hedeflenmektedir. Bu model, ölçek ekonomisi ve standartlaşma sayesinde artan brüt kârlılık ve sürdürülebilir nakit akışı oluşturmayı amaçlamaktadır.