Paya dayalı kitle fonlamasında girişimcilerin en kritik kararlarından biri değerlemedir. Değerleme, yatırımcıya hangi oranda ortaklık vereceğinizi belirler. Çok yüksek değerleme yatırımcıyı uzaklaştırabilir; çok düşük değerleme ise girişimin gelecekteki yatırım turlarında elini zayıflatabilir.
Değerlemeye karar verirken önce girişimin bulunduğu aşama netleştirilmelidir. Ürün geliştirme aşamasında olan bir girişim ile gelir üreten bir girişimin değerleme dinamikleri aynı değildir. Bu nedenle ilk adım, gelir, kullanıcı sayısı, büyüme trendi, pazar büyüklüğü ve rekabet avantajı gibi göstergelerin dürüst bir şekilde analiz edilmesidir.
İkinci adım, karşılaştırmalı yaklaşım kullanmaktır. Benzer sektörlerde, benzer aşamadaki girişimlerin aldığı yatırımlar incelenerek bir aralık oluşturulabilir. Ancak burada “aynısı” yoktur; her girişimin ekip gücü, teknolojisi, marka potansiyeli ve büyüme hızı farklıdır. Bu yüzden kıyaslama sadece yön verir.
Üçüncü adım, yatırımcı psikolojisini anlamaktır. Kitle fonlamada yatırımcılar çoğu zaman çok sayıda küçük yatırımcıdan oluşur. Bu yatırımcı kitlesi, “mantıklı pay/bedel” dengesini daha hızlı sorgular. Değerleme ile yatırımcıya sunulan büyüme hikâyesi uyumlu değilse kampanya zayıflar.
fonVenture’ın yaklaşımında “ortak akıl” ve analitik değerlendirme birlikte işler: Girişimci hem stratejik hem de sayısal temellerle değerleme ortaya koyduğunda yatırımcının güveni artar.
Bir girişimin ilk aşamasında milyonlarca liralık yatırım kadar önemli olan başka bir şey vardır: İnanıldığını görmek. İnanılan fikre ortak olmak.
Bir girişimci, henüz şirketinin değeri oluşmamışken, ürününü milyonlarca kişiye ulaştırmamışken ve geleceği yalnızca bir projeden ibaretken insanların ona güvenerek sermaye koyması çok değerlidir.
100 kişinin 1.000'er lira yatırması, tek bir kişinin 100.000 lira yatırmasından farklı bir anlam taşır. Çünkü burada yalnızca finansman değil, aynı zamanda geniş bir destek topluluğu oluşur.
Her küçük yatırım, girişimciye şu mesajı verir: “Fikrine inanıyorum. Bu yolculukta seninle birlikteyim.”
“Benim param küçük” dememek gerekir.
Kitle fonlamanın en güçlü taraflarından biri, yatırımın büyüklüğü konusunda insanlarda oluşan psikolojik engeli ortadan kaldırmasıdır. Herkes büyük sermayeler yatırmak zorunda değildir.
Bir girişimin başarı hikâyesine baktığımızda genellikle son aşamadaki büyük yatırımları, büyüme rakamlarını ve ulaşılan şirket değerini görürüz.
Oysa her büyük başarı hikâyesinin başında, henüz kimsenin dikkatini çekmeyen bir dönem vardır.
İşte o dönemde girişimcinin yanında olan insanların katkısı farklıdır.
Kitle Fonlama işte tam bu noktada aslında çok değerli bir kavramı hayatımıza sokuyor: “ortak olmak”.
Bir fikre, bir girişime ortak olmak aynı zamanda bir ülkenin geleceğine yapılan katkıya ortak olmak anlamına da geliyor.
Ortaya konulan fikirler, o fikrin çevresinde verilen emekler ve o emeklere verilen küçük ama değerli destekler. Hep birlikte geleceğin güçlü ülkesinin, güçlü ekonomisinin yapı taşları. O kadar değerli ki…
Hüseyin ATILKAN
Kitle fonlama denildiğinde akla ilk gelen soru çoğu zaman şudur:
“Bu girişim ne kadar kazandıracak?”
Oysa asıl sormamız gereken ikinci bir soru daha var:
“Bu girişim topluma ne kazandıracak?”
Her başarılı şirket, bir zamanlar sadece bir fikirdi. Eğer o fikirler yalnızca kısa vadeli finansal beklentilerle değerlendirilseydi, bugün hayatımızı değiştiren birçok yenilik belki de hiç hayata geçemeyecekti.
Kitle fonlama, sadece sermaye toplama modeli değildir; aynı zamanda fikirlere duyulan güvenin ve ortak geleceğe yapılan yatırımın ifadesidir.
Özellikle genç girişimciler için ilk destek, yalnızca finansman anlamına gelmez. Birilerinin “Fikrine inanıyoruz.” demesi, çoğu zaman alınan paradan daha değerlidir.
Bu nedenle kitle fonlama platformlarında girişimler değerlendirilirken yalnızca finansal getiri değil;
gibi kriterlerin de dikkate alınması gerekir.
Çünkü bazı yatırımların getirisi bilançolarda görülür. Bazılarının getirisi ise yıllar sonra topluma kazandırdığı değerle ölçülür.
Belki de geleceğin en büyük şirketi, bugün sadece bir gencin cesaretle kurduğu küçük bir hayaldir. O hayalin gerçekleşmesi ise bazen, ona ilk inanan birkaç kişinin desteğine bağlıdır.
Hüseyin ATILKAN
Kitle Fonlamada en önemli konulardan bir tanesi de doğru platform seçimidir. Çünkü Platform, projenin güvenilirliği, erişimi, finansal yönetimi ve görünürlüğü açısından kritik rol oynar.
Yanlış platform seçimi, yeterli destekçi bulamamak veya finansal kayıplar yaşamak gibi sorunlara yol açabilir. Aynı şekilde yatırımcılar için de yanlış platform seçimi benzer riskler oluşturur.
Bu nedenle kitle fonlamada;
Platform seçiminde mutlaka şu soruları sormak gerekir:
Hüseyin Atılkan